Yüzey Araştırmaları

Trabzon İli Protohistorik Dönem Yüzey Araştırması

Hikaye Öne Çıkanlar
  • Trabzon İli Protohistorik Dönem Yüzey Araştırması
  • 2019 Yılı Arazi Çalışmasının Amaçları
  • Maçka İlçesi
  • Düzköy İlçesi

Türkiye sınırlarında Karadeniz Bölgesi çok az veriye ve yüzey araştırmasına sahiptir. Türkiye’nin Karadeniz sahil şeridindeki araştırmaların oranı (Trakya bölgesi de dahil olmak üzere) “Doğu Karadeniz”de fazlasıyla azalır. Bu sebeple Doğu Karadeniz Bölgesi hakkında neleri bilmediğimiz ve nelerin ortaya çıkacağı bir sürpriz söz konusudur.

Doğu Karadeniz’in yanı sıra Karadeniz’in güney sahil kesimi “Karadeniz Havzası” ve “Anadolu” olarak tanımlanır. Bu kesim  farklı sosyo-kültürel, ekonomik ve kronolojik oluşumların karşılaştığı, birbirini etkilediği veya yok ettiği bir bölge olarak fazlasıyla büyük öneme sahip olmaktadır.

Daha önce bölgenin batısında, Ordu-Mesudiye’de ve doğusunda Artvin’in yukarı kesimlerinde yapılan araştırmalar sonucu Karadeniz Bölgesi’nin arkeolojik varlığı ortaya çıkarma konusunda işaretler göstermiştir.

Bu araştırmalar Doğu Karadeniz’in dağlarının kuzey kesimlerinde sık bitki örtüsüne sahip ve engebeli bir arazide gerçekleştirilmiştir. Roma ve Ortaçağ dönemlerinden daha da eski arkeolojik veriler sağlamamıştır. Bununla birlikte, 2018 yılında TC Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile  proje başlatılmıştır ve bu proje Trabzon ve etrafının kronolojik geçmişini ortaya koymaya çalışmaktadır.

2019 Yılı Arazi Çalışmasının Amaçları

Bu proje ile beraber amaç, tarihöncesi döneme ait eksik olan bilgilerin giderilmesidir. Trabzon bölgesine ait olan en eski bilgilerimiz MÖ 1. binyılın ikinci yarısına aittir. Bu dönem ve sonrasına ait bazı Yunanca ve Latince metinlerinde bölgenin yerel toplulukları hakkında bilgiler bulmak mümkündür fakat arkeolojik olarak bilgilerin kanıtlanamaması bilimsel güvensizliği ortaya çıkarabilir.

MÖ 1. binyıldan önce bölgenin tenha olabileceği konusunda genel kanı vardır fakat Anadolu’nun farklı yerlerinden bölge ile ilgili veriler gelmektedir. Örneğin, yapılan arkeometrik analizler sonucunda Malatya/Arslantepe (MÖ 4. binyılın sonunda)  kerpiç sarayında ele geçen, arsenikli bakırdan üretilmiş 21 adet mızrak ucu ve kılıcın hammadde kaynaklarından bir tanesinin  Doğu Karadeniz Dağları olduğunu göstermektedir. Kayseri/Kültepe höyüğünün MÖ 2. binyıla tarihlendirilen tabakalarında ise karadeniz fındığının en erken kalıntısı saptanmıştır. Bu veriler sonucunda Karadeniz’in güneydoğusundaki dağlık bölgenin tarih öncesi insan faaliyetlerinin güçlü potansiyelini göstermektedir.

Yöntem

Bölge üç coğrafi yapı (sahil kesimi, vadiler ve dağ sırtları) içinde değerlendirilmektedir. Örneğin; Karadeniz’in sahil kesiminde eskiçağlarda vadi içlerinde ve yamaçlarında üretilmiş olan ürünlerin değişimi ve uzak bölgelere taşınması için limanlar ve bu limanların etrafında ‘Pazar’ yerleşmeleri oluştuğu görülmektedir. Buna benzer yerleşmeler zamanla büyüyerek günümüzde ki en önemli şehirler arasına girmiştir. İç bölgelerdeki yerleşmelere göre daha yalıtık kalmış ve  farklı yaşam koşullarına sahip topluluklara ev sahipliği yapmıştır. Yaylacılık faliyetlerinde kullanılan sırtlar üzerindeki yollardan faydalanarak yaylalarda üretilen ürünlerin sahile ulaştırılır ve köylerle ‘Pazar’ yerleri arasındaki iletişimin vadideki yollardan sağlandığı görülmektedir.

Buluntu alanları üzerinde yürüyerek tarama yapılmasını içeren yaygın yüzey araştırması Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kullanılması mümkün değildir; böylece Trabzon bölgesinde daha küçük birimlere ayrılan alanlarda yürüyerek yapılan yoğun yüzey araştırması yapılmıştır fakat sık bitki örtüsü olan alanlarda yüzey görünürlüğünün azlığında dolayı bu yöntem uygulanamamaktadır.

Yoğun yüzey araştırması tekniğinin en kritik bölümü incelenecek kısıtlı alanların önceden belirlendiği aşamadır. Birimler önce haritalar ve uydu görüntüleri üzerinden incelenir. Derin vadiler boyunca uzanan ana güzergahlar sayesinde günümüzde iç kesimler ve sahil arasındaki iletişim sağlanır.

Arazi çalışmaları sırasında fotoğraflama ve mimari belgeleme çalışmalarının beraber video çekimi de yapılmaktadır. Mehmet Güngör tarafından ilk iki yıl boyunca yapılan video çekimleri yapılmıştır.

macka trabzon
Maçka Trabzon (Sümela Manastırı)

Maçka İlçesi

Maçka ilçesinde batıdan doğuya doğru yer alan vadiler sırası ile Mulaga, Değirmendere, Larhan, Altındere/Meryemana ve Atasu/Galyan’dan oluşmaktadır. Değirmendere, Larhan ve Altındere/Meryemana Vadiler 2018 yılı araştırma sezonunda; Mulaga, Altındere/Meryemana ve Atasu/Galyan Vadiler ise 2019 araştırma sezonunda incelenmiştir.

Yenimahalle Kaya Sığınağı: Mulaga Vadisi’nde, Sındıran mahallesinin güneybatısında bulunmaktadır. Sığınağın ağız açıklığı 11 m, içeride en derin yerde eni 7 m ölçülmüştür. Sığınağın girişi çamur kaplıdır. Arkeolojik buluntu tespit edilememiştir.

Üçgedik (Zırvanos) Kalesi: Mulaga Vadisi’nin batısında Üçgedik Mahallesi, doğal bir kayalık alan üzerinde yer alır. Alanın kuzeybatısındaki zirve, vadiye egemen bir konumdadır. Bu zirvenin kuzeye bakan yamacında harçlı bir duvar kalıntısı ( 2,5 m uzunluğunda ve 3 m yüksekliğinde) tespit edilmiştir. Bulunan seramik parçalarının hepsi amorf özelliklidir. Ayrıca Ortaçağ ya da modern görünümlüdür.

Eskala: MulagaVadisi’nin güney ucunda, Üçgedik mahallesinin güneydoğusunda ve Kadırga yaylasının doğusunda yer alan Eskala yaylasının güneydoğusundadır. İncelemeler tepenin üstündeki kayalıkta yapılmıştır ama herhangi bir kale kalıntısına saptanmamıştır.

Hortokop: Maçka ilçe merkezinin güneyindeki Ortaköy’ün yukarı kesiminde, Değirmendere Vadisi’ne hâkim bir konumda bulunmaktadır. 2018 yılında kale imcelenmiştir fakat 2019 yılında jeofizik yöntemleri ile beraber incelenmek üzere tekrardan ziyaret edilmiştir. 1994 yılında yüzey araştırması J.G. Crow başkanlığında yürütülmüştür. Bu kalenin Geç Roma dönemine tarihlenebileceğini söylemiştir ve koruma altına alınması gerektiğini bildirmiştir

KTÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Aysel Şeren, Dr. Ali Erden Babacan ve Arş. Gör. Hilal Alemdağ tarafından  jeofizik çalışmaları kapsamında deneme ölçümleri yapılmıştır.  MALA Geoscience Pro Ex kontrol birimi ve 250 MHZ merkez frekanslı korumalı anten kullanılarak ölçümler alınmıştır. Deneme ölçümlerinin sonucunda  3 farklı derinlikte tabaka olarak tanımlanan, farklı türde etkilerin varlığı görülmektedir. Tespit edilmiş olan alan 1’de, sırası ile beraber  0,6 m derinlikte karmaşık yansımalar, 1 m derinlikte hiperbolik yansımalar ve 3 m derinlikten itibaren eğik yansımalar vardır. Alan 2’de ise 0,6 m derinlikte hiperbolik yansımalar ve 3 m derinlikten itibaren başlayan eğik yansımalar göze batmaktadır.

Makren Sırtı: Maçka ilçe merkezinin güney-güneydoğusuna doğru yükselen, Hamsi köy ile Larhan Vadileri’nin arasındaki sırt bölgedir. Bakımlı mahallesinin güneybatısında yer alan bu sırt en yüksek noktası 1903 m’dir. Vardallar yerleşimi diye adlandırılan tepelik alanın güneyinde, dikdörtgen planlı iki yapı kalıntısı tespit edilmiştir. Kuzey-güney doğrultuludur. Kuzeydeki yapı 13 x 6,2 m, güneydeki yapı ise 16,2 x 7,9 m büyüklüğündedir. Bu yapılar geleneksel mimariden farklıdır. Bu yapının han türünde, ekonomik amaçlı bir bina olduğu düşünülmektedir.

Horhor Kale: Herkesçe bilinen Sümela Manastırı’nın yeraldığı Altındere Vadisi, Maçka ilçe merkezinin güneydoğusunda yer almaktadır.  2018 yılında Altındere Vadisi incelenmiş ve Horhor Kale tespit edilmiştir.  2019 yılında mimari belge çalışmaları için  yeniden ziyaret edilmiştir. Sırt çizgisi oldukça dikdir ve üzerine çevredeki doğal taşlarla inşa edilen duvar nedeniyle burası bölge halkı tarafından Horhor, Gurgur ya da Hurhur Kale olarak adlandırılmıştır. Duvarın özellikle güney bölümü büyük ölçüde defineci tahribatına uğramıştır. Kalenin tarihlemesine ulaşılması zordur ve şimdilik bir şey söylemek doğru değildir.

Sumaha Kale: Yazlık/Livera köyünün güneydoğusunda bulunan 1818 m yükseklikteki Cuma Tepe’de, Altındere/ Meryemana Vadisi ile Atasu/Galyan Vadisi arasında yer alan sırt üzerinde bulunmaktadır. Sumaha‘nın güneyinden, taş döşeli antik yol ve sırt üzerindeki bulgular sebepleri ile Horhor ile Sumaha arasında bir yolun olup olmayacağı araştırılmak istenilmiştir. Sumaha’ya gidiş güzergâhı üzerinde yürüyüş yolunun sağında, yamacın aşşağısında taş yığınları tespit edilmiştir. Yürüyüş yolunun 20 m kadar yukarısında, basamaklardan oluşan bir kalıntı tespit edilmiştir. Bu kalıntı 7 basamaktan oluşmuştur. Volkanik kökenlidir ve ana kayaya işlenmiştir.

Kuşçu Mağarası: Maçka’nın kuzeydoğusunda, Galyan Vadisi’nde, Kuşçu mahallesi, Dereiçi yerleşiminde yer alır. Vadinin batı yakasında ve nehir yatağı seviyesinde mağara yer alır ve içinde balık çiftliği vardır.

Gan Yaylası Cüruf Alanı: Galyan Vadisi’nin güneyinde, Maçka ilçesi Yüzüncü yıl mahallesinin güneydoğusunda, yaklaşık 2000 m yükseklikte yer alır. Gan yaylasında cüruf kalıntıları tespit edilmiştir.

düzkoy trabzon
Düzköy Trabzon (Çal Mağarası)

Düzköy İlçesi

2019 yılında ilk defa incelemeye başlanmıştır. İlçede özellikle Düzköy (Kale) Vadisi’nin orta ve güney bölümleri araştırılmıştır.

Şahinkaya Kaya Sığınağı (Batı):  Düzköy ilçesi, Doğankaya mahallesinin kuzeydoğusunda Şahinkaya olarak isimlendirilen bir kayalık yer alır. Bu kayalığın batı ve doğu taraflarında, kaya sığınağı oluşumları vardır. Sığınağın önünde 70 m uzunluğunda bir platform bulunmaktadır. Bu sığınağın ölçülebilen derinliği 8.5 m’dir. Ayrıca çevrede herhangi bir arkeolojik buluntu tespit edilememiştir.

Şahinkaya Kaya Sığınağı (Doğu): Yamaçlarında yer alan bazı mağara ve kaya sığınakları incelenmiştir fakat mağaralara girmek özel donanım ile kaya tırmanışı gerektirdiğinden içeri girilememiştir ve arkeolojik buluntu tespit edilemedi.

Kale Tepe (Doğankaya Kalesi): Düzköy ilçesi Doğankaya mahallesinde yer alır. Dairesel planlı kale, içve dış kale olarak iki ayrı kısımdan oluşur. İki katlı ve dikdörtgen planlı bir binanın kalıntıları bulunmaktadır.

Çeşmeler Mağaraları (Değirmenüstü): Düzköy ilçesi, Çalköy merkez mahallesinin doğusunda yer alır. Kireçtaşı katlarının içinde oluşmuş pekçok mağara bulunmaktadır. Mağara tabanındaki yoğun gübre, ahır olarak kullanıldığını göstermektedir ve mağara “ Nimola” adıyla kayıt edilmiştir.

Koskarlı Mağarası: Düzköy ilçesi, Çayırbağ beldesi Zeleha mahallesinin kuzeydoğusundaki Söğütlü (Galanima-Kale) deresi kenarında yer almaktadır. 1994 yılında P. Dolukhanov tarafından tespit edilmiştir. “Kalanima Dere Mağarası” ismi ile kayıt edilmiştir. Güneydoğuya bakan mağaranın girişinden başlayarak yüzeyde çok fazla çakmak taşı ve obsidyen yontmataş aletler tespit edilmiştir. Aynı vadinin devamında başka mağaraların da olduğu öğrenilmiştir. Bunlar Hurşin ve Nurinin’dir fakat orman içinde yol olmadığından iki mağaraya da ulaşılamamıştır.

Sonuç

2019 yılı içinde 19 adet buluntu yeri incelenmiş ve  buluntu türleri bakımından incelenen yerler 8 adet mağara/kaya sığınağı, 8 kale, 1 cüruf alanı ve çeşitli mimari kalıntıların tespit edildiği 2 adet sırtı içerir. Çok sayıda mağara ve kaya sığınağı türünde oluşumlar dikkati çekmektedir. 2018 yılından itibaren incelenen çok sayıdaki mağara vardır fakat ilk defa 2019 yılı çalışmalarda Düzköy’de insan faaliyetlerine dair yontmataş buluntular tespit edilmiştir. Koskarlı Mağarası buluntuları, bölgeye prehistorik dönemlerde iskan edilmediği düşüncesini tamamen değiştirmektedir.

Mulaga Vadisi ile yukarı tarafındaki Kale Platosu buluntu alanları bölgede Erken Demir Çağı’nın kesin olarak tanımlanmasını sağlamıştır. Bulunan seramik parçalarının çoğu Ortaçağ özellikleri göstermektedir fakat 3 seramik parçası Doğu Anadolu Erken Demir Çağı’nın tipik özelliklerini taşır. Karadeniz Dağları’nın kuzey kesimi ile güney kesimi kültürel ve kronolojik birlikteliğini ortaya çıkarmaktadır.

Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Trabzon çevresinde daha önce varlığını tahmin edilen arkeolojik dönemlerle ilgili fazlasıyla veri tespit edilmiş ve araştırmaların devam etmesi planlanmaktadır.

Kaynak:

Çalışkan Akgül, H. – Kılıç, S. – Demirel, S. – Yılmaz, E. (2020), “Trabzon İli Protohistorik Dönem Yüzey Araştırması – 2019,” Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü Haberler , 45, ss. 67-73

Çalışkan Akgül, H. (2021), “Doğu Karadeniz Dağlarında Erken Demir Çağı Varlığına İlişkin Yeni Buluntular”, Anadolu Araştırmaları , 23, ss. 91-111

Nergis Ersoy

Arkeopedia Genel Yayın Yönetmeni. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Arkeoloji Bölümü Öğrencisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu