ArkeolojiArkeoloji KazılarıKlasik Arkeoloji

Çukurova’nın Efes’i Kutsal Şehir: Kastabala Antik Kenti

Hikaye Öne Çıkanlar
  • Kastabala (Kilikia Hierapolisi)
  • Kastabala Antik Kenti
  • Kastabala Tarihçesi
  • Kastabala Kazıları
  • Kastabala Kalesi
  • Kastabala Antik Kentine Nasıl Gidilir? Kastabala Nerede?

Kastabala (Kilikia Hierapolisi)

Kastabala (Kilikia Hierapolisi) Kilikia olarak bilinen Çukurova bölgesinde Osmaniye şehrimizde bulunan kutsal bir antik kenttir. Kastabala ismi Antik Anadolu dillerinden gelmektedir ve “kutsal şehir” anlamı taşımaktadır. Seleukoslar döneminde Kastabala kenti Hierapolis olarak adlanlandırılmıştır.

Anazarbos (Anazorva) ve Epiphoneia’nın 8 km. Güneyinde yer alan İssos kenti, Kastabala’ya komşu olan antik bir kenttir.

Türkiye’deki iki antik kutsal kentten biridir: Kastabala… “Çukurova’nın Efes’i” durumundadır. Diğer kutsal antik kent ise Denizli ilindeki Hierapolis antik kentidir.

Türü: Antik Kent, Hierapolis (Kutsal Şehir)

Kültürler: Roma, Bizans

Mülkiyet: Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı

Kazı Başlangıç Tarihi: 2009

Kazı Başkanı: Prof. Dr. Turgut Hacı Zeyrek

Rakım: 130 m.

Koordinatlar: 37° 8’ 8” N – 36° 11’ 85” E

Adres: Kesmeburun Köyü, Aslanbaş Barajı yolu üzeri, Osmaniye

Kastabala’nın 3.500 yıllık bir kent olduğunu biliyoruz.

Prof. Dr. Turgut Hacı Zeyrek

Kastabala Antik Kenti

Kastabala Antik Kenti, Çukurova (Kilikia) olarak bilinen Osmaniye il merkezine 12 km. Uzaklıkta Cevdetiye – Karatepe yolu üzerinde yer alır. Kesmeburun, Bahçe ve Kazmaca köylerinin tam ortasında Ceyhan nehrinin yakınlarında verimli küçük bir ovaya sahip kaya çıkıntısı üzerinde yükselen Kastabala Kalesi çevresinde gelişen bir antik kenttir.

Araştırmalara göre Osmaniye’de bulunan bu antik kentin tarih sürecinde farklı bir çok isme sahip olduğu tespit edilmiştir. Seleukos dönemine tarihlenen şehir sikke yazıtları ve antik kentte ele geçen epigrafik bulgular kentin Hierapolis adıyla anıldığını belgelemektedir. Kentten Hierapolis ad Pyramos adıyla da söz edildiği bilinmektedir. Bununla birlikte Bahadırlı köyü yakınlarında bulunan ve İ.Ö. 5-4. Yüzyılda Aramice yazıtlı bir sınır taşında yazı olan “Kastabala” ismi bu kenti tanımlamaktadır.

Aramice Yazıtlı Sınır Taşı Kastabala

Kastabalada bulunan yazıtlar ve sikkeler kentte Artemis Perasianın yanı sıra, Asklepios ve Hygieia, Helios, Theos Pyretos gibi tanrıçaların da tapınım gördükleri belgelemektedir. Ayrıca ölmüş ve hayatta olan imparatorlar için diktirilmiş olan yazıtlı yuvarlak sunaklar mevcuttur.

Şehrin sınırlarının güneyde Ceyhan nehri, kuzeyde Karatepe ve batıda Kırmıtlı Kuş Cenneti arasında yer aldığı belgelenmiştir. Kastabala Kalesi’nin hakim olduğu vadinin kuzey, güney ve doğu yamaçlarını çevreleyen sur tespit edilmiştir. İlk savunma sistemini ifade eden sur duvarları İ.S. 4. Yüzyıl sonlarında inşa edildiği düşünülmektedir. Kalenin kuzeydoğu eteğinde bulunan geçit batı ile doğu alanlarını birbirine bağlamaktadır.

Kastabala Antik Kenti’ni doğu, kuzey ve güneyde çevreleyen engebeli kayalık yamaçlarda çok sayıda mezar yapısı ve kaya mezarı vardır. Nekropollerde toprak gömü, farklı boyut ve tipte lahitler de tespit edilmiştir.

Kastabala yerleşme merkezinde doğu-batı yönünde arazinin eğimine uygun biçimde basamaklandırılarak uzanan Sütunlu Cadde bulunmaktadır. Batıda sütunlu caddenin başladığı yerde bulunduğu sanılan bir kapı kenti sınırlamaktadır. Kastabala antik yapı kalıntıları arasında en önemlisi Sütunlu Cadde’dir. Tabanı taş döşeli sütunlu caddenin doğu ucunda bir propylon mevcuttur. 310 m. uzunluğundaki caddeyi iki yanda sütunlu galeri sınırlamaktadır. Bazı sütunlar kendi ekseninde kaide çevresinde dağılırken çoğu sütun kuzeydoğu-güneybatı yönünde cadde ortasına devrilmiş vaziyettedir. Düşmenin etkisiyle sütun tamburlarında parçalanma veya çatlak oluşmuştur. Sütunların devrilmesi deprem ile meydana gelmiş bir tahribatı belgelemektedir.

Sütunlu caddenin güneyinde dörtgen blok taşların kullanıldığı tonozlar bulunan büyük bir teras vardır. Bu terastaki mimari kalıntılar İ.S. 2. Yüzyılda büyük bir yapının inşa edildiği fikrini vermektedir. Kentin doğusunda da ikinci bir büyük teras mevcuttur.

Sütunlu caddenin doğusunda yer alan Propylon olduğu sanılan bir anıtsal kapının açıldığı alandan ulaşılan 1500 kişilik tiyatro vadi yamacına dayalı inşa edilmiştir. Caveası iki katlıdır. Yatay bir yolla iki kata (diazoma) ayrılmıştır. Cavea basamaklarının ikinci katı tahrip olmuştur. Sahne binasının tek katlı, iki nişli, sütunlu ve zengin bezemeli başlıklara sahip anteli bir cephe mimarisine sahip olduğu tespit edilmiştir. Açığa çıkarılan mask kabartmalı zengin bezemeli friz bloklar İ.S. 2. Yüzyıla tarihlenmiştir. Doğu ve batı uçlarında bulunan girişlerin yanında sahneye açılan kapılar mevcuttur. Bu kapıların yanında ise tahrip olmuş simetrik iki niş yer almaktadır. Sahne mimarisine ait bloklar zengin bitkisel bezeklidir. Üst yapı mimarisine ait frizde farklı tipte tiyatro maskları betimlenmiştir. Sahnenin doğu ve batı ucunda yazıtlı postamentler açığa çıkarılmıştır.

Tiyatro vadisinin batı ucunda yazıtlı ve düzgün işlenmiş dörtgen kalker blokların kullanıldığı bir teras duvar yükselmektedir. Terasta sürdürülen çalışmalarda kalın bir temenos duvarı yazıtlıdır. Güneydoğu tepesinde yan yana sıralı kalker malzemeden yapılmış üç bloğun yüzeyi yazıtlıdır. Çevreye dağılmış vaziyette yazıtlı başka taşlar da tespit edilmiştir. Bu terasın hemen altında doğu-batı yönünde kentin Stadionu uzanmaktadır. Bu Stadionun doğu ucu bir istinat duvarı ile sınırlanmakta, batı ucunda kentin tiyatrosu bulunmaktadır. Tiyatronun güneyinde İ.S. 2. Yüzyıla tarihlenmiş büyük bir hamam kalıntısı mevcuttur. Duvar örgüsünde tuğla kullanılmıştır.

Kastabala’da iki kilise yer almaktadır. Polygonal apsisli Güney Kilise’de koro bölümü sütun sıraları ile neflere ayrılmıştır. Sütunlu caddenin kuzeyinde yer alan Kuzey Kilise’de payeler orta nefi sınırlamaktadır. Duvar örgüsünde Roma İmparatorluk çağına ait yapılardan devşirme mimari parçalar kullanılmıştır.

Ceyhan (Pyramos) nehrinin doğusunda tespit edilen su sistemi kentin temiz su ihtiyacını karşılamaktadır. Karagedik Beldesi’ndeki kaynaklardan çıkan su üstü açık kanallar ve aquadukt ile taşınmakta taştan yapılmış basınçlı suyolu künkleri ile çevreye dağılmaktadır. Nergiz (Keris Tepe) su kemeri olarak bilinen 140 m. uzunluğuna sahip aquaduktun on iki kemerinden beşi korunmuştur.

“Namuz Borcu”, “Karacaoğlan’ın Kara Sevdası”, “Dağların Oğlu”, “Yılanı Öldürseler” başta olmak üzere 15’e yakın film Kastabala Antik Kenti’nde çekilmiştir.

2018 yılında Kastabala Antik Kenti’nde orman yangını çıkmıştır. Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı ekipler ve yangın söndürme helikopterlerinin müdahalesiyle tarihi eselere zarar gelmeden yangın söndürülmüştür.

Kastabala Tarihçesi

Kastabala’nın tarihini Kilikia bölgesi belirlemiştir.

Kastabala’nın yer aldığı Kilikya Bölgesi’nden elde edilen yüzey buluntuları İ.Ö. 2’nci 1000 ile Roma İmparatorluk-Geç Roma Dönemleri arasında farklı dönemlere tarihlenmiştir. Kastabala kentinin geçmişi Pers İmparatorluğu dönemine kadar uzandığı bilinmekle birlikte, yapılan yüzey araştırmaları göstermektedir ki milattan önceki 1. bin yıl dönem arkeolojisi henüz tam olarak araştıralamamıştır.  İ.Ö. 1. yüzyıl ortalarında Seleukos hakimiyetinin sona ererek Roma etkisinin arttığı bilinmektedir. Kastabala İ.S. 72 tarihinden İ.S. 260 tarihine kadar Roma İmparatorluğu’nun yönetiminde kalmıştır.

Kastabala, İ.Ö. 1. yüzyılda Tarkondimitos Krallığı’nın da başkentliğini yapmıştır. İ.S. 3. Yüzyılda Sasani kralı I. Shapur, İ.S. 4. Yüzyılda ise Isaurialı Balbinos tarafından işgal edildiği bilinmektedir. Sasanilerden sonra Bizans idaresine giren bölge ve kent Ms  524  ve 561 yıllarındaki deprem ve ardından başlayan veba salgınında büyük ölçüde tahrip oldu.

Kastabala’nın etkilendiği büyük tahribata yol açan iki deprem ve deprem sonrası başlayan veba salgını büyük can kayıplarına neden oldu. Orta ve Geç Bizans dönemlerinde giderek önemi kaybeden Kastabala, Haçlı seferlerinin yıkımıyla birlikte tamamen terkedilmiştir.

Sasanilerin çekilmesinden sonra yöre İ.S. 7. yüzyıla kadar Bizans idaresine girmiş olsa da yöre Abbasi akınları ile Müslümanların eline geçti. Kent Arap akınları ile iyice sarsılarak Misis, Tarsus ve Anavarza’nın gölgesinde kalmıştır. Selçuk, Memluk ve Ramazanoğulları idaresinde kentin önemi git gitde azalmıştır. 15. yüzyıldan itibaren tamamen terk edilmiştir.

Pirvaşua adını da taşıyan Anadolu ana tanrıçası Kubaba’nın arazisinin bir kısmının da Kastabalaya ait olduğu belirtilmektedir. Kastabala ilk kez Seleukos krallarından IV. Antiochos Epiphanesin hakimiyet döneminde (İ.Ö. 175-164) basılan sikkelerde “Hierapolis” adıyla anılmaktadır. Antiochos kentte uzun zamandan beri tapınım gören “Perasia” ismindeki Hitit Pers dönemi kutsal tanrıçanın tapınağından ötürü kente “Kutsal Şehir” adını vermiştir. Propylon’dan geçtikten sonra doğuya yönelen sütunlu caddenin ulaştığı terasın üzerinde bulunan adak yazıtları, kentin ana tanrıçası “Artemis Perasia” tapınağının burada olduğuna işaret etmektedir.

Kastabala Kazıları

Kastabala Antik Kenti’nde ilk kez 2009 yılında başlatılan ve halen devam eden Kastabala kazı çalışmaları kentin bugüne kadar bilinen tarihçesini değiştirmiştir. Öyle ki Geç Neolitik, Erken Neolitik, İ.Ö. 5. yy., İ.Ö. 1. yy., İ.S. 1-2. yy., İ.S. 4-6.yy. ve İ.Ö. 13-15. yy. ait buluntular tarihlenmiştir. Kastabala ören yerinde bulunan kalıntıların büyük bir bölümü Roma devrinden kalmadır.

Kastabala Antik Kenti ilk kez 1875 yılında İngiliz diplomat E. J. Davis tarafından ziyaret edilmiş ve ayrıntılı olarak tanımlanmıştır.

Sistemli, bilimsel ilk arkeolojik kazı ve kapsamlı araştırma çalışmaları Bakanlar Kurulu’nun 11.05.2009 tarih ve 2009/14995 Sayılı Kararlı izni ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Hacı Zeyrek başkanlığında sürdürülmektedir.

Kastabala kazı çalışmalarının daha çok koruma amaçlı yapıldığı antik kentte öncelik Sütunlu Cadde’nin korunması olmuştur. Caddenin üç farklı döneme ait üç farklı yapı aşaması mevcut olmakla birlikte şu an görünen aşama Ortaçağ tabanıdır. Üç metre aşağıda 5. yüzyıl aşaması; 8 metre aşağıda ise Roma dönemi olduğu tespit edilmiştir.

Kastabala Antik Kenti’nin büyük bir kısmı şahsi mülkiyete kayıtlıdır. Birinci derece sit alanı ise dar tutulmuştur. Yakın çevredeki yerleşim yerlerine Kastabala’dan bezemeli mimari parçaların, sunakların, lahitlerin, stellerin taşınmış ve inşaat malzemesi olarak kullanıldığı görülmüştür. Bir ilkokulun kapısının üzerinde lahit sandukasının bir parçası kullanılmıştır. Eski Osmaniye Valilik binasının bahçesinde de sütun başlıkları görülmüştür.

Modern tarım aletleriyle yoğun bir şekilde sürdürülen tarım faaliyetleri sonucu kültür tabakalarının tahrip edildiği görülmüştür. Bu tahribatla taban ve taban seviyesi altına inildiği belgelenmiştir. Arazinin eğiminden dolayı oluşan erozyonla yüzeyde 10-30 cm kalınğında toprak dolgu birikintisi tespit edilmiştir.

Kastabala Antik Kenti’nde projelendilmiş jeofizik ve jemagnet ölçüm çalışmaları kentin içinden geçen yüksek gerilim hattı engelinden dolayı hayata geçirilememiş ancak söz konusu proje için araştırmalar devam etmektedir.

2012 yılında tiyatro bölgesinde derin stratigrafi sondaj çalışması gerçekleştirilmiştir.

Hamam kalıntısının çevresinde 2009 ve 2012 yılı kazı çalışmaları kapsamında bitki örtüsü temizliği gerçekleştirilmiştir.

Osmaniye’de Çukurova tarihine ışık tutan Kastabala kazılarında 13-14. yy. Ortaçağ’a ait 845 adet gümüş sikkeye ulaşılmıştır.

Kastabala Kalesi

Kastabala Kalesi antik kentin kuzey doğusunda bir tepede kayalık üzerindedir. Bodrum Kalesi adıyla da anılmıştır.

6 burcu bulunan Kastabala Kalesi’nin güney burcunun alt kısmı sarnıçtır. Kalenin bulunduğu kayalığın kuzey yamacında ulaşım kolaylığı sağlamak ve kalenin savunulmasını kolaylaştırmak amacıyla bir kaya kesiği açılmıştır.

Selvi Boylum Al Yazmalı filminde (24.53 dakika) Türkan Şoray’ın “Hoş gördük yüce kale!” dediği kale Kastabala Kalesidir.

Kastabala Antik Kentine Nasıl Gidilir? Kastabala Nerede?

Turizm açısından Osmaniye’de bulunan ören yerlerinden ziyarete değer olan kutsal antik kent Kastabala yerli ve yabancı turistleri ağırlamak ve onlara geçmişini anlatmak için bekliyor.

Yol Tarifi: Osmaniye – Kadirli otoyolundan Cevdetiye sapağına girdikten sonra tek şeritli yoldan ilerleyerek Karatepe Açık Hava Müzesi ve Milli Parkı yolu üzerinden Ceyhan nehrini takip ederek bu güzide antik kentine ulaşabilirsiniz.

Harita:

Kaynaklar:

http://www.osmaniye.gov.tr/kastabala-antik-kenti
https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/osmaniye/gezilecekyer/bodrumkale-kastabala-sehri
http://www.osmaniyekulturturizm.gov.tr/TR-161054/kastabala—hierapolis.html
http://dosim.kulturturizm.gov.tr/muze/163
http://kastabala.ktu.edu.tr/

Nergis Ersoy

Arkeopedia Genel Yayın Yönetmeni. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Arkeoloji Bölümü Öğrencisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu